ŞAİRKULDAMAD
Ana Menü

Çevrimiçi Kullanıcılar
Çevrimiçi Ziyaretçiler: 1

Çevrimiçi Üyeler: 0

Toplam Üye Sayısı: 2
En Yeni Üye: Murat-yuksel

Bizi Takip Edin
Bizi şu ağlardan takip edebilirsiniz :

NEME GEREK ELA GÖZLÜM GEL GÖR BENİ ARPALAR MUAMMA SENDE GEL ŞAŞTIM KALDIM

REKLAM

Makale Hiyerarşisi
Makaleler ana sayfası » DENEMELER » ÖZÜR DİLEMEK

ÖZÜR DİLEMEK




Özür dilemenin sözlükte ki karşılığı,  Özrünü ileri sürerek bir işi yapmayı istememek,işlediği hatadan kusurdan  bağışlanmasını istemek.Ayrıca Yaptığı bir yanlıştan ötürü  bağışlanmasını ummak. Dahası,Yapılan bir yanlışlıktan dolayı af dilemek. Bir  başka  kusuru yapmamak için özrünü beyan edip bağışını arzulamak. Bu terimler daha da çoğaltılabilir.Zira yaşamda her bece- risizlik,veya başarısızlık  bazılarınca hata kusur,dahası suç saylabilmekte...
   Biz insanoğlu,bazen doğru dürüst, bazen de çelişkili günler geçiririz. Zira bir zamanı bir zamana  uymayan,uyduramayan bizler,bazen de,bir kabahati affettirmek için çalışırken, çelişkili  ikinci bir  kabahat  bile yapabiliriz.
   İnsanoğlu özrü işler.  İşlenen her hangi bir özrü  bile bile işlemez. Bile bile  yapılan hata kusur gibi özür sıfatına dahil bu gibi özürler özür sahibi için oldukça ağır bir yük olur. Tabii ki bu özrün özeliğine bağlı. Alt yanı özür sanıp,suç derecesine  yaklaşan özürlerde pekte hoş görülür yandan da değildir.
       Ama bazı işlenen ağır ve yüklü  özürler kişiler tarafından özür dilensede, karşısında ki bu özür dilemeyi pek kabul etmez. Zira o özürü önceden ayar- sızca düzensizce,belki de aptalca bir hareket ile işlemiş olabilir.İşte bu veya böyle özürler kişi için bir suç, sahibine  ağır bir yüktür. En iyisi insan her şey- den evvel,hatayı kusuru suçu işlemeden evvel biraz akıllı bilinçli davranıp bu hallerden uzak kalmaya çalışmalı.Bu durumlarda biraz olsun bilinçli düşünceli  davranması uygun düşer. Belki de o zaman  özrü olmadığından  muhatabın- dan özür dilemeye gerek kalmayacaktır.
   Ama biz insanoğlu için bu haller zordur.  Her saniyesi değişik,her dakikası öncesine uymayan,her saati başka bir havada olan bizler için özürsüz bir yaşam düşünülemez.Özür korkusuyla da yaşamdan vaz geçmesi de hiçte uygun olmaz.
   Böyle hallerde,insan önce kendiliğinden yapmış olduğu bu hareketin aciz- liğini benimsemeli.İçi üzüntüyle sıkıntıyla dolmalı. Vicdanı sızlamalı. Kendisin- de bir nadi pişmanlık duygusu yaşamalı.Bu  biçaresizliğin verdiği  duygusal hali ile,karşısında ki, muhatabından özür dileyip kendini af ettirmesini becere bilmeli. Yoksa ki böyle bir teşebbüste bulunmayan kişinin uzun zaman gönlü  huzur bulmaz. Hani "vurdukça değil durdukça koyar" misali onu sıkar durur.
 ---  Özür sahibinin  dilemediği karamsarözürler  zaman geçtikçe unutulabilir. Bu insan için iyi değildir. Her gününde ki güncel konuların getirdiği olaylar hadiseler, belki o anda eski olanları  unuturmasını sağlıya bilir.Ama o kusuru hatayı veya suçu işleyen kişi, muhatabının karşısında görüldüğünde o zaman bu hal unutulmayıp olay  anımsanmış olur. Bu hal kişi için  taa hasta yatağına veya musalla taşına kadar devam edip gider.
   Pekiyi böyle kişilerin birbirlerine yaptıkları hata kusur suç gibi unsurların özürünü dilemeyenler ne oluyorlar ki?. Öncelikle bir şey olmuyor. İki vurdum duymazlın eseri olarak  ara sıra bazı sohbet ve anılar da söz konusu olabilir.
    Esasında  özürü  soğutmadan özür sahibi özür  dilemesi gerek.Böyle bir özürün dilenmemesi özür sahibinin  başını yere eğmeğe sebep olabilir.
   Yoksa zamanında dilenmeyen özür de vurdum duymazlık diye yorum yapıla bilir.  Zira o özür sahibi hala kendisini haklı olduğunu sanmaktadır.
    Zaten böyle sanılar  bu işin başlangıcı olmakta.Ve bundan dolayı da biraz da kibiriyle güçlenip şeytansı olabilir.
   Ya kendisine yapılan hakerete maruz kalan kişi.İşte bu hal bu kişi için zor bir hal ve zor bir durumdur. Bu kişi her zaman kendisinden özür dilenmesini bekleyebilir.Zira insanın onuru gururu vardır.Şeref hasiyetinin kirlendiğini düşünebilir. Bu durumda,zaman ilerledikce,kangrene dönüşüp, bu iki kişi için çekilmez bir yara haline gelir.
  Bu değinmek istediğim haller bir nevi milli duygular,insanlığa ters düşen  ters  gelişen dahası ters oluşan hal ve durumlardır.
   Bir de bunun dini yanı vardır.Biz insanoğlunu Cenabı Mevla'mız bizleri  bir--- imtihan addiyle yarattım diyor yüce KUR'anın kerimin de.
  Madem,bizlerin en büyük  özelliği,yüce Mevla'mıza kulluk edeceğiz,o zaman çok dikkatli çok  temkinli olmamız gerekiyor.
       Zira burada yapacağımız hata,kusur kabahat,bizim sahibimize yapmış olduğumuz en büyük özür olacaktır.
    İşte burada ki yapılan özür, ile her hangi bir insana yapılan özürün arasında dağlar kadar   fark var. Öncelikle ne olursa olsun sahibimiz olan yüce RAB'--
bimize en ufak bir özrü işlemememiz gerekiyor.
   Zira işlenecek en küçük özür,bizliğimizin düzeni ayarı bozulacaktır. Kendimize olan öz güvenimiz ile  sadakatımız zedelenecek,ruhi bunalımın başı olacaktır. Burada ki nadi pişmanlığın ilk kuralı,canı gönülden,en samimi duygularla,RAB'bimize karşı tövbe istiğfarda bulunmamız gerek.Elbette yüce yaratıcımızın rahmeti,affı mağfiret ihsanı bol, ulu RAB'bimiz af edicidir. Unutmamak gerek ki,böyle bir özrü sineye çekip vurdum duymazlığı yaşamanın elbette dünyalık ve Ahiretlik karşılığı olacaktır.Yüce mevla cümlemizin özür, kabahat kusur ve hataların afir mafiret eyleye....A M İ İ N...

                                                                                                   20-01-2017

Yazar tinmaz - May 10 2017 1148 Okunma · Yazdır

Table 'sairkuldamaddb.fusion3t695_share_table' doesn't exist
Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Parola



Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın

En Son Makaleler
Ali Bayram
MANİLER
KÖROĞLAN
KORONA “ Covid-19”
GÜZELİM

Kısa Mesajlar
Mesaj göndermek için giriş yapmalısınız.

tinmaz
yazılmış 20 kitabım var yardımcı olacak bir yayın evi arıyorum.